16 Mayıs 2007 Çarşamba

Akıllı Alışveriş - 1.ci Bölüm


Alışveriş maceralarıma eklenen en ilginci herhalde bugünkü oldu. Malesef Türkiye´denayrılırken Türkiye´den ayrıldığımı bilmiyordum ve geldiğimde kış olduğu için yazlık hiçbirşeyim yoktu. Buraya aniden yerleşince malum kıyafetsiz kaldım. Yeni işe girene kadar kendime gerekli şeyler dışında birşey almamaya söz vermiştim. Bir iki gereksiz topuklu ayakkabı dışında, :), hakikaten birşey almadım. Allah´tan almamışım...Son 8 senelik iş hayatımda devamlı kot giyen ben artık bundan böyle "business casual" giyinmek durumundayım. İyiki almamışım birşey. Neyse, kendi kendime "akıllı alışveriş" öğretmeye çalışyorum ve bugün uyguladığım bir kaç kural:


  1. Ne kadar beğenirsen beğen bedeni uymuyorsa alma - Geçmişte yaptığım en büyük hata bu olsa gerek. Bügün, hiçbirşeyi kolay beğenmeyen ben, gidip beyaz bir elbiseye tutkuyla bağlandım. Ama bir beden küçük olduğu için rahat edemeyeceğim diye almadım.

  2. Klasiğe öncelik tanı - Tabi herkes benim gibi sıfırdan dolap yenilemiyor ama klasiklere her zaman daha önce hak tanımak lazım. Trendy olan parçaları alırken çoğu zaman 6ci hissim bana hata yaptığımı söyler ama ben yinede gider dolabımda hiçbir şeyle uymayacak o parçayı alır ve dolabımda güvelere hediye ederim. Ama bugün trendy bir ceketi iş için çok ideal olucağını düşünerek deneme odasına götürdüm. Eyelet denen delikli kumaş + kısa 60lı stili beyaz bir ceket. Hayalimde eşleştirdiğim elbiseyle çok şık durucaktı. Ama sonra aklıma geldiki o elbise dolabımda değil, hayalimde. Güveler bu akşam aç kalıcaklar. Onun yerine gayette güzel klasik bir pembe gömlek ve siyak kumaş güzel oturan pantalon buldum. (Muhtemelen bu pantalonu bütün hafta değişik üstlerle giyeceğim)

  3. Giymiyeceksen alma - Bu problem benim dışında bir sürü arkadaşımında yaşadığı bir problem. Kesin herkesin bir duygusal olarak bağımlı olduğu bir giyim parçası vardı - benim etek mesela. Etekleri mankenlerin üstünde görünce dayanamıyorum. Hepsini teker teker okşuyorum seviyorum. Kollarımı dolduruyorum etekleri. Ve çoğu zaman alıyorum. Tamam, bugün kesin yeni eteğimi giyiceğim diyorum. Giyiyorum, bakıyorum bakıyorum, olmuyor. Bazen giyiyorum ve çıkarmayacağıma söz veriyorum kendi kendime. Bu durumlarda kapıdan geri dönüp çıkarıyorum. Nedense görüntüsünü ne kadar çok seversem seveyim, sanırım rahat edemediğim için etek çok fazla giyemiyorum. Belki bu maddeye ek madde olarak rahat edemediğin şeyi ne kadar çok seversen sev, alma!

2 yorum:

Serra yiLmaz dedi ki...

Canim bLogum hayirLi oLsun!! Son $IKka katiLmadan edemiorum. GiyemiCeksek aLmamamiz Lazim.. geneLde kendime hakim oLabiLiorum ama eger cok begendiySem, akLimda kaLicaina benim oLsun diip aLiorum. :)

~Serra

bojuldek dedi ki...

Serracim - artik ben bu konuda son bir kac senedir tutumluyum. Artik guzelim kiyafetleri hayira vermekten dolabimda birsey kalmadi. O kadar gereksiz sey almisim!